29 aralık 2020'de yeni dönem başladı. Kova çağına geçtik, yeni bilgi, yeni sistem, yeni anlayış çağı başladı. 

 

Dokumacılar insanlık tarihinin büyücüleridir. Ben de bir dokumacı olarak 29 Aralık'ta 4 gün boyunca süren bir Dokuma Maratonu için duyuru yaptım. Dokuma bilen, bilmeyen 30 kişi ile 4 gün boyunca pandemi sürecinde olduğumuz için ekran başında dokuma yaptık. Her ilmekte niyet ettik : Sevgi olsun, barış olsun, iyilik olsun, güzellik olsun, bolluk olsun, bereket olsun, Aşk olsun!

 

2008 yılında Güney Kore'de kaldığım sürede beyin, nöron ve birbiri ardına tekrar eden diziler hakkında geniş araştırmalarım olmuştu. Bu araştırmalarımın detaylarını da Dokuma Maratonunda anlatmış dokuma ve nöronlar arasındaki bağlardan söz etmiştim. 

 

4 gün sonunda katılımcılarımızdan biri Ayla Seyhun; MS hastası olduğunu, gece uykularının belirli bir nedenle verimsiz geçtiğini anlattı. Ancak dokuma yaptığı bu 4 gün sonunda bu sorunların önemli ölçüde azaldığını ve uykusunun düzene girdiğini anlattı. Bu bilgi üzerine Uzman Fizyoterapist Nursel Öziri  ile buluştuk ve bir proje geliştirdik. 

 

Proje sonuçlarını Akbank Sanat'ta Filiz Ağdemir küratörlüğünde sergiledik. Belkıs Bayrak 10 Haftalık dokuma deneyimimizi bir zaman şeridi halinde yeniden tasarladı, Cemal Acet bir çağdaş dans performansı ile videolara eşlik etti. 

IMG-20210804-WA0024.jpg

Covid 19 Pandemisi, merkezi sinir sisteminin kronik, ilerleyici birden fazla fonksiyonda kayıp meydana getirebilen, erken yaşta engelliliğe yol açabilen inflamatuar bir hastalık olan Multipl Skleroz (MS) ve hareket sistemi hastalığı olarak tarifleyebileceğimiz Parkinson hastalığı gibi nörodejeneratif hastalıklara sahip bireylerin sağlık ve rehabilitasyon hizmetlerine ulaşmasında önemli bir sorun yarattı. Bu dönemde MS ve Parkinsonlu bireylere rehabilitasyon hizmetlerini iletişim teknolojileriyle sunmak olan telerehabilitasyon önemli bir seçenek oldu. Biz de Pamukkale Üniversitesi Fizyoterapi Ve Rehabilitasyon Yüksekokulu olarak bir rehabilitasyon yöntemi olan sanat terapiyi telerehabilitasyonla buluşturduk.

 

Bahçeşehir Üniversitesinden öğretim elemanı ve dokuma sanatçısı hocamızın verdiği 10 hafta süreyle günde 1 saat dokuma eğitimi sonuçları bakılan tüm parametrelerde anlamlı iyileşme sağlamıştır. Hasta katılımı ve memnuniyeti yüksekti. Katılımcılar çalışma sonrasında ‘Vidalı küpelerden aldım kulağıma taktım ve arkasını geçirdim hem de aynaya bakmadan.’, ‘Tırnağımı kendim kesmeye başladım’, ‘Düğmeleri ilikleyebiliyorum, saçımı bağlayabiliyorum, kavanoz kapağını açabiliyorum.’ Gibi geri dönütlerde bulunmuşlardır.

 

Sanat programları, sağlık hizmetlerini iyileştirme ve yaşam kalitesinin artması, motivasyonun artması ve depresyon ve kaygı düzeylerinin azalması gibi sağlık sonuçlarını geliştirme yetenekleriyle giderek daha fazla tanınmaktadır. Literatürde MS ve Parkinsonlu hastaları dokuma sanatı ile tanıştıran şu ana kadar bildiğimiz ilk çalışma olan bu çalışmanın daha fazla katılımla, daha fazla fonksiyonu değerlendiren ve uzun süreli etkilerinin takibine dair daha fazla çalışma yapmanın gerekliliğini düşünüyoruz.